yavaş yavaş emekleyip, ayaklanıp da, koşmaya başladığımız zamanları çarçabuk takip etti çocukluğumuz..
ilk koşmalar, ilk düşmeler..
dizindeki ve yüreğindeki ilk yaralar sonra..
büyüme sancıları,
o sorgusuz sualsiz kontrolsüz kahkahalar,
bi o kadar kontrolsüz ve histerik ağlama nöbetleri
büyüme sancıları,
ilk yüzleşmeler kendinle
ve hayatla elbette,
kırgınlıklar, kızgınlıklar,
başarılar, başarısızlıklar,
ilk aşklarımız,
küsmelerimiz, gitmelerimiz..
ve küsemeyip, gidemeyişlerimiz elbet..
ufalanıp, kurda kuşa yem olan hayallerimizle,
derin küskünlüklerimizle büyüdük!